Cssl nedir? Sitillerin kullanım amaçları

Css nedir?

Html sayfa düzenlemesi konusunda tasarımcılar için yeterli gelmediğinden yeni arayışlar başlamıştır. Bu aslında htmlin bir kusuru olmamakla beraber tasarımcılar sayfa tasarımı konusunda daha fazla denetim istediklerinden yeni oluşumlar başladı.Css tasarımcıların kendi sitillerini oluşturmasını sağlamak için geliştirilen html ekidir. Bu sayede tasarımcılar kenidi sitillerini websayfalarına ekleyebileceklerdir.

Css ( Style Sheet ) kullanılarak html taglarının özellikleri rahatlıkla değiştirilebilir. İstenilen tagın etki ettiği alanın özelliklerini ayarlayabiliriz. Mesela <H1> tagının zemin rengini değiştirebilir veya ona bir çerçeve ekleyebiliriz. Bunun gibi tüm taglar için eklemeler yapabiliriz.

Mesela aşağıdaki kod ile zemin rengi sarı ve 1 pixel genişliğinde mavi çerçevesi olan bir <H3> tagı tanımlıyoruz.
<H3 STYLE="background-color:yellow;
border-width:1;
border-color:blue;
border-style:solid;">H3 tagına sitil uygulanması</H3>
Bu işlemin sonucu ise :

H3 tagına sitil uygulanması

Yine <B> tagının font büyüklüğünü değiştirmek istersek;
Normal fontla yazılmış yazı içerisine
<B> B tagı uygulandı.</B>
Şimdi ise B tagına kendi sitilimizi uygulayarak


font büyüklüğünü değiştirdik.


Bu örneğimizin sonucu ise :

Normal fontla yazılmış yazı içerisine B tagı uygulandı. Şimdi ise B tagına kendi sitilimizi uygulayarak font büyüklüğünü değiştirdik.

yukarıdaki gibi olacaktır.

Sitil uygulamalarını Internet Explorer 3.x ve yukarısı, Netscape 4.x ve yukarısı ve Opera ise 3.5 ve yukarısında desteklemeye başlamışlardır. Siller hakkında bilgi için www.w3c.org/pub/WWW/Style/ gidebilirsiniz.

Browserler genel olarak CSS 1.0 tanımlamasını kullanabilselerde bazı özellikleri desteklemezler ve yine bununla birlikte kendi özel sitillerini de tanımlamışlardır. Bu yazıda bulunan örnekleri görebilmeniz için sitil uygulamalarını destekleyen bir browser kullanmanız gerekmektedir.

Reklamlar

Leave a comment »

Anlatımlar….

Evet arkadaşlar sitemizde artık anlatmlarda başlayacaktır… Bazı konuları elimizden geldiğince biz anlatacağız.. bazı kısımlarıda diğer yerlerden toplamalar ve derlemelerle birleştirip burada yayınlayacağız… Tabiki her zaman olduğu gibi kaynak imlerini vereceğiz…Umarım sizlere bir parçada olsa yardımcı oluruz… Saygılarımla…

Leave a comment »

Tık’larken dikkat!

Nette kendi halinizde dolaşıp keyifli vakit geçirmek için oyun veya fal içerikli sayfalar ararken birdenbire kendinizi pornografik sayfaların içinde bulabilirsiniz. Normal içerikli web sitelerinin içinde birçok pornografik link gizlenmiş durumda.
Bilişim uzmanları vatandaşları adli mercilerle sıkıntı yaşamamaları için bu tip linkler karşısında uyarıyor: İslami içerikli sitelerden bile pornografik sitelere yönlendirilebilirsiniz. Bu görüntüleri indirenler ve yayanlar tespit edildiklerinde altıyla 10 yıl arasında hapis cezasıyla yargılanıyor. Uzmanlar, dünya üzerinde bu sistemden dönen paranın uyuşturucudan sonra ikinci sırada olduğunu söylüyor.

Önce isim sonra alan
İnternet sitesinden porno yayını yapan onlarca web sitesine link vererek site sahibine para kazandıran sistem şöyle işliyor: Domain satışı yapan sitelerden kullanılmak istenen adres 6 ila 12 dolar arasında değişen fiyatlarla satın alınıyor. Daha sonra site için bir hosting firmasından ücret karşılığı alan bulunuyor. Satın alınan alanın büyüklüğü, hızı ve server desteğine göre hosting ücreti değişiyor. Site internet üzerinden yayın yapmaya başlamasıyla birlikte yahoo, google gibi arama motorlarına kaydediliyor ve başka firmaların banner’larını yayımlayarak tıklama başına ücret alıyor. Bu banner’lar arasında zaman zaman pornografik içerikli siteler de bulunuyor.
Porno yayını yapan bazı siteler kendi adreslerinin linklerini fal, oyun, müzik ve arkadaşlık içerikli sitelere gizli veya açık bir şekilde koyarak, kullanıcıları porno içerikli adreslere yönlendiriyor. Bu sitelerde dolaşan vatandaşlar oyun sitesinin veya manken resimlerinin linkine tıkladığını zannedip bir anda çocuk pornosu yayını yapan bir siteye yönlendiriliyor. Açılan pornografik siteler çoğu zaman ücretli oluyor.

İndirmeye göre ücret
Bu yönlendirmeler sonucunda taşeron site tıklama başına ortalama 20 kuruşluk bir reklam payı alıyor Bu pay günlük olarak aynı IP numarasından sadece tek giriş için geçerli oluyor. Yönlendirme trafiğinin yoğun olması durumunda reklam payı tıklama başına 50 kuruşa kadar yükselebiliyor. Yönlendirme yapılan porno sitelerde genellikle kredi kartı hesap numarasıyla üye olunan ve indirilen video boyutuna göre ücret alınıyor.
Genellikle yüksek meblağlar ödenen bu sitelerin arasında üç aylığı dokuz dolara kadar inebilen siteler de olabiliyor. İndirme ücretlerini kredi kartıyla çok rahat bir şekilde çeken siteler çoğu zaman kredi kartlarındaki hesap özetlerine verilen hizmetin cinsini farklı olarak geçiriyor.

Korunma için ne yapmalı?
Porno sitelere yönlendirmeden korunma yöntemlerinden biri filtre programı kullanmak. ‘Yassak’ adlı filtreleme programının satış sorumlusu elektronik mühendisi Selçuk Kaçer bu tip yönlendirmeler yüzünden birçok masum vatandaşın polis tarafından takibe alındığını belirterek şöyle konuşuyor: “Filtre programı açılan sayfalarda tarama yaparak uygunsuz sayfalara erişimi direkt olarak kesiyor. Kendi programımızda 40 binin üzerinde site engellenmiş durumda. Bunun yanında programdaki kelime filtresi açılan sayfada ‘porno’, ‘sex’ gibi istenmeyen kelimeler bulduğunda siteye ulaşımı engelliyor. Program tek defaya mahsus olmak üzere 25 YTL’ye satılıyor. İsteyen daha sonra ücretsiz olarak programın güncellemelerini yapabiliyor. Filtre programının yanı sıra pop-up (kullanıcının isteği dışında açılan yeni pencereler) açılımını engelleyen, ‘mozilla firefox’ gibi browserları kullanmak ve çocukların girdiği web sitelerini düzenli olarak denetmek de faydalı mücadele yöntemleri. Tabii ki en önemli korunma yolu şüpheli görünün linklere hiç tıklamamak. Çünkü bu tip sitelerden hiçbir şey indirmeden sadece dolaşılsa dahi, virüs, spy gibi zararlı yazılımlar bilgisayarınıza bulaşabiliyor…

Kaynak: Radikal

Comments (1) »

İnternetin yeni dâhisi

Mark Zuckerberg dünyanın en çok takip edilen 7’nci sitesi olan Facebook’un küçük bir bölümünü geçtiğimiz günlerde Wall Street’te 60 milyon dolara sattı

Mark Zuckerberg, diş hekimi baba ve psikolog annesinin tek çocuğu olarak 1984’te dünyaya geldi. İlk programını 10 yaşındayken yazdı. Lisedeki başarılı notlarıyla ABD’nin en saygın üniversitelerinden Harvard’a girdi. İlk yılında, okulun en yakışıklı ve en güzel öğrencilerinin seçildiği Facemash.com sitesini kurdu. Sitede Harvard’daki tüm öğrencilerin fotoğrafları vardı. Ancak fotoğrafları bulmak için, üniversitenin veri tabanına girmesi gerekmişti.

Veri tabanını “hack” lediği ortaya çıkan Zuckerberg, disipline verilince okulu bıraktı. Harvardlı öğrencileri internet üzerinde buluşturmak için ikinci sitesi olan Facebook’u kurdu. Facebook, 18 ayda ABD’nin en büyük arkadaşlık sitelerinden biri haline gelince, yatırımcılarından ilgisini çekti. Zuckerberg, yatırımcılarla bir akşam yemeğinde buluştuğunda yaşı küçük olduğundan alkol bile içemediğinden, gece boyunca gazoz içti. 18 ay önce kurduğu sitenin bir bölümünü Wall Street yatırımcılara 60 milyon dolara sattı.

HEYECAN VEREN TEKLİF
Dünya çapında 2 bin 200 üniversite, 22 bin lise ve 2 bin şirketin buluştuğu Facebook, şu anda 13 milyon üyesiyle dünyanın en çok ziyaret edilen 7’nci sitesi. 22 yaşındaki Zuckerberg, bilgisayar endüstrisinin yeni Bill Gates’i olarak nitelendiriliyor. Facebook sitesiyle defalarca dünya basınına konu oldu. Amerikalı genç önceki gün herkesin hayallerini süsleyecek boyutta bir teklifle karşılaştı. İnternette Google’ın arkasında kalan Yahoo, Facebook sitesini satın almak için 22’lik gencin kapısını çalarak 1 milyar dolar teklif etti. Zuckerberg reddedince Yahoo teklifi 1.6 milyar dolara yükseltti. Satış gerçekleşirse, sitenin yüzde 30 hisselerini elinde bulunduran Zuckerberg 500 milyon dolar kazanacak

Kaynak: Vatan Gazetesi

Comments (1) »

Bilim haberi internetten okunur !

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, okurların bilim haberlerini takip ettiği mecralar arasında internet ikinci sırada. Okurlar, bilim haberleri için interneti ana mecra olarak görüyor.

NEW YORK – İnternet gözlem kuruluşu The Pew Internet and American Life Project tarafından yapılan bir araştırma, internetin bilim haberleri için de saygınlığını artırdığını gösteriyor. ABD’li bilim meraklısı okurların yüzde 20’si özellikle interneti tercih ediyor. Televizyon yüzde 41 ile birinci sırada yer alırken, gazete ve dergiler yüzde 14 ile 3, radyo yüzde 4 ile dördüncü sırada. Araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer bulgu da, okurların bilim haberlerinde her internet sitesine inanmadığı, en saygın ve bilimsel referans gösteren mecraları seçtiği.

 

–>

Pew araştırması, internetin bir medya mecrası olarak konumlanmasının kullanıcıların internet erişim hızına bağlı olduğunu gösteriyor. Evinde hızlı erişim imkanı olanlar arasında, interneti ana haber kaynağı yapanları oranı ortalamanın üzerinde, yüzde 34
olarak gerçekleşti.

İNTERNET BİLİM İÇİN ANA KAYNAK OLMA YOLUNDA
Pew araştırmasının -en azından- ABD için en önemli bulgusu ise, bilim meraklılarının interneti, klasik anlamda günlük haber yerine bilim haberleri için ana mecra varsayması. Bunun bir nedeni, internetin daha çok bilim haberine ve daha kapsamlı olarak yer verebilmesi. Örneğin, internet politika ve ekonomi haberlerinde gazete, televizyon, radyo ve dergi gibi geleneksel mecraların gerisinde, ancak bilim haberlerinde tercih anlamında daha üst sıralarda.

REFERANS VERMEK ÖNEMLİ
İnternette bilim haberlerini okuyanların yüzde 80’i, bilimsel referansın öneminin farkında, bu kişiler söz konusu nedenle başka mecralara, yazılı basın veya habere konu olan araştırmanın yayımlandığı orijinal kaynağa bakıyor. Katılımcıların yüzde 13’ü internete tek başına güvendiğini belirtirken, internetin en önemli avantajı rahatlığı ve hızlılığı olarak gösterildi.

Pew araştırmasını yürüten John Horrigan, internetin bilim haberleri açısından zengin bir mecra olduğuna vurgu yaparak; “Aslına bakarsanız, internet 1990’ların başında bilim insanlarının birbirlerine haberleşme alanıydı, dolayısıyla bilim haberleri için tercih edilmesi hoş bir rastlantı” diye konuştu.

Kaynak: ntvmsnbc

Leave a comment »

IE6′un Tekrarlayan Karakter Sorunu

Bu hata birden fazla float uygulanmış içiçe elementlerde meydana gelir. Son float uygulanmış elementin son karakterleri tekrarlar.

  1. <div id=”icerik”>
  2. <!– icerik alani–>
  3. <div id=”anaIcerik”>
  4. </div><!– anaIcerik sonu –>
  5. <!– sagkolon baslangici –>
  6. <div id=”sagKolon”>
  7. </div>

Örnek sayfayı görmek için tıklayınız. (hatayı görmek için IE6 ile bakmalısınız.)

Float uygulanmış elementlerin ilki ve sonuncusu arasında bir çok yorum kodu(<!– bunun gibi –>) var ise bu hata meydana gelir. İlk iki yorumun hiç bir etkisi yoktur, ama iki yorumdan sonraki her bir yorum iki karakterin kopyalanmasına neden olur. Üç yorum varsa iki karkater tekrarlayacak, dört yorum olduğunda da dört karkater ve beş yorum olunca da altı karakter tekrarlayacaktır.

Şaşılacak bir durum ancak bu hatanın geçen makalede bahsettiğimiz 3 piksel metin öteleme hatası ile ilişkisi vardır. Bu hatayı düzeltmek için sondaki float uygulanmış öğeye sağdan 3 piksel eksi değer atamalıyız veya içerik alanını 3 piksel genişletmeliyiz. Ancak bu çözüm metodlarının her ikisi de IE 7′de sorun çıkaracaktır. Bundan kurtulmak için en kolay ve sağlıklı yol bu bu yorumları kullanmamaktır.

Ancak illa yorum kullanmalıyım derseniz onun içinde çözüm:

  1. <!–[if !IE]>Yorumunu buraya yaz <![endif]–>

şeklinde yorum satırlarınzı eklemelisiniz.

Örnek kodu görmek için tıklayınız.

Kaynak: Fatih Hayrioğlu.Com
Yazar: Fatih Hayrioğlu

Leave a comment »

Türkiye’de Webmaster Olmak

Türkiyede yazılım sektörü gün geçtikte büyümeye devam ediyor ve meraklılarını kendine çekiyor.

Özellikler Web alanında tasarım ve yazılım olarak bir çok şirket ve kişiler hizmet vermektedir.

Türkiye sınırları içerisinde yaşayan ve çalışan tüm yazılımcıların ortak sorunu “Emeğimizin karşılığı alamıyoruz, alıyorsakta cüzi miktarlarda oluyor. Oysaki yurt dışında bu şekilde değil” olarak görüyorum. Buda onları motive etmek yerine hırslarını düşürüyor ve yaratıcılıklarını azaltıyor.

Web alanında yazılımcıları ve tasarımcıları inceleyecek olursak;

1. Herhangi bir scripting dili yaptıkları projelerini satmaya kalktıklarında değerinin 10 kat altında fiyata satabiliyorlar.
2. İş veren kişisinin emeği ve projeyi göz ardı etmesi ile caiz fiyatlarla çalışmak zorunda kalıyorlar.
3. Kazanç az olduğu için illagal projeleride almak zorunda kalıyorlar.
4. Yaptıkları projenin bir benzeri yurt dışında 1000$ a satıp alıcı bulurken türkiye sınırları içerisinde 300$ dan fazla bir paraya satamıyorlar.

Bu şekilde sorunlarla karşılaşan webmasterlar genellikle şu yolları izliyorlar;

1. Proje yaratmayı ve geliştirmeyi bırakın spam siteler yaparak arama motorlarından kullanıcı çekme
2. Güzel fikirler sunmak ve yapmak yerine sayfalarını arama motorlarında nasıl 1. olurumda kullanıcı çekerim düşüncesi ile dizayn etme.
3. Çekilen kullanıcıları zoraki veya spam sayfalarla arama motoru reklam kampanyalarına tıklayarak küçük gelirler elde etme.

Bunların sonucunda neler oluşuyor;

1. Dünya internet istatistiklerine göre Türkiye spam sayfa yapmada ilk 3 ülke arasına giriyor.
2. Arama motorları reklamları tık başına Türkiye içerisinde bulunan sayfalara çok az ücret veriyor (tık başına 0,01$ gibi)
3. Bir çok yabancı site Türkiye ipli girişleri engelliyor.
4. Türkler korsan internetçiler olarak nitelendiriliyor.
5. İrtibamız git gide düşüyor.

Olaylar böyle olunca düşünüp taşınan webmasterlar güzel fikirler üretmek yerine, projelerini bir çok insana hizmet eder hale getirmek yerine şu yolları izliyor;

1. Madem türk sayfalara tık başına az ücret veriliyor o zaman ingilizce sayfa yapmalı
2. İngilizce yapılan ve ingilizce içeren türklerin domainlerindeki spam sayısı artıyor.
3. Kısaca aynı yanlış işlemlerin hepsi türkçe yerine ingilizce versiyon olarak yerini alıyor.

Yukarıda anlattığım olaylar incelendiğinde altında hep aynı neden yatıyor “Türkiyede yapılan güzel projelere değeri verilmiyor!

Eğer bu yazılımcılar emeklerinin karşılığını alabilselerdi, sanırsam Türkiye de bir çok proje yaratılır ve ilgi görürdü.

Peki madem böyle geldi, böyle mi gidecek?
HAYIR!

Tabiki bir çok şans var. Bunların arasında;

1. Hiç bir yerde yapılmamış bir proje üretip isim duyurmak.
2. Çok fazla kullanıcıya hitap eden projeler üretmek.
3. İlgi görmek
4. Gerekeni vermek

özelliklerini sağlayan bir çok proje, sahibine bir çok yenilikler getiriyor.

Örneğin: http://sozluk.sourtimes.org adresinden ulaştığımız ek$i sozluk projesi kensini kanıtlamış ve türkiyede ilk 50 arasına girebilmiştir. Bu proje sahibine Microsoft kapılarını açıp iş imkanı sağlamıştır.

Yani kısacağı Türkiye içinde yaşayan yazılımcılarımıza ve tasarımcılarımıza buradan seslenmek gerekirse;

Lütfen kaide değer projeler yaratalım, hiç biryerde doğmamış bir bebek doğuralım, herkese ismimizi kanıtlayalım. Boş işlerle uğraşıp zaman kaybetmeyelim

Böylelikle herkes hak ettiği mevkiye gelecek ve hakettiği karşılığı alacaktır.

Yazar: Olgar Verim
Kaynak: Ceviz.Net

Leave a comment »